3 Mayıs 2012 Perşembe

AZİZ DOSTUM İSTANBUL

Ey aziz dostum, İstanbul
Bir ilkbahar sabahında merhaba dedim
Senin kucağında dünyaya.

Sandım ki her yer böyle güzel
Böyle aziz ve özel.
Sokaklarında gezen kediler,
Hepsi bana teker teker selam verdiler.

Burada yaşamak adeta bir cennette
Bir melekle yaşamak gibi muazzam.
Ey aziz dostum;
Senin kucağında büyümek
Sanki altın elbiselere bürünmek...

Seninle büyümek;
Cehennemde küçülüp cennette yücelmek
Büyümek, büyümek...

Ey aziz dostum,
Sen, bir fecrin yansıması.
Adeta ayrı telden çalan iki sazın sedası.
Senin kucağında farklı farklı kişiler.
Bazısı zebani, bazısı huriler,
Adeta kıyametin habercisiler.

Ama sen aziz dostum,
Sen farklısın,
Sen her şeyin merkezinde, tam ortadasın.

Tarih dedi mi aziz dostum,
Akla ilk sen gelirsin
Ve onlara şöyle dersin;
Ne olursan ol yine gel!
Gel ki göresin bu muazzamiyeti,
Dünyayı, asrı, zamanı, tarihi velhasıl her şeyi...

Aziz dostum,
O sarayların ki yüceliğin timsali,
O camilerin ki ululuğun timsali,
O kalelerin ki mevcudiyetin timsali.
Ey yüce rabbim!
Bu İstanbul ki bir cennet misali!

Sen ki aziz dostum,
Neleri görmüş, neler geçirmişsin.
Dile gelsen de anlatsan,
Ne orduları dize getirmişsin.
Ey aziz dostum,
Bir dile gelsen de anlatsan...

Anlat ki, anlat ki ne aziz olduğunu
Anlayalım bir kez daha ululuğunu!
Anlayalım ki görelim, görelim ki öğrenelim,
Öğrenelim ki sana yaptığımız ayıpları tekrar etmeyelim.

Sen ki o yiğit kişi
Fatihi almışsın ağuşuna.
Sarmışsın en samimi duygularla,
Ve geçirmişsin kalelerin en tepesine,
Diktirmişsin bayraklarını,
Yaptırmışsın en güzel çeşmeleri, sarayları.

Ve şimdi aziz dostum,
Yine geziyorum sokaklarında...
Şimdi, içimde bir hüzün, bir huzursuzluk var,
Nedir bilmiyorum ama galiba ben gidiyorum...
Aziz dostum, bu sana yazdığım son mısralar.
Anılar, yazılar ve dostluklar...
Şimdi gözlerimi kapadım.
Ve yeniden açtığımda; yoksa cennette miyim! dedim kendi kendime.
Hayır, burası tüm ömrümün geçtiği, aziz dostum İstanbul...



                                                                                                            Talha Enes Bişkin