14 Kasım 2014 Cuma

Beyin 'D'ikiş Seansı -2-

 O kadar hızlı bir değişim içindeyim ki şu aralar, daha bir ay önce yazdıklarımı görünce gülümsüyorum, ulan ne salakmışım diyorum. Fakat bendeki tüm bu değişim ve dönüşüm devam ederken çevremdeki insanların bana bakışı hiç değişmiyor. Beni gören, benimle konuşan herhangi bir insana beni iki kelimeyle tanımlamasını söyleyin, siyah ve garip diyecektir. Bu kanıya birçok kişiyle konuşarak vardım ve %100 eminim. Sürekli siyah giymem bana da garip gelmeye başlamıştı bir aralar. Yolda yürürken başka bir 'siyah' adamla karşılaşınca farketmiştim bunu. Hakkaten de garip gözüküyor ama kimse kusura bakmasın normal gözükücem diye sarı pantalonla da gezemem. Bu aralar gri falan giymeye başladım gerçi, hatta geçen gün bordo bir tişört bile giydim. Her neyse, değişiyorum, değişiyorsun. Herşey değişiyor. Yolda yürürken üç-dört sene önceki hocanı görüyorsun, bakıyorsun o değişmiş, sen değişmişsin. Sana daha bir ağır yaklaşıyor. O 'susun' diye bağıran hoca değil artık karşındaki. Bi on sene sonra bir akşam yemeğinde annenleri ziyarete gittiğinde onlar sana bakacak sen onlara. Ne arkandan terlik atan o kadın artık annen, ne de sen mahallenin en kuytu mağarasında vantuz usulü sigara içen o çocuksun. Bunu farkettiğinde hayatındaki ufak heyecanlar aklına geliyor. Öleceğini hatırlıyorsun, 
zamanın hayvan çocuğu gibi aktığını. Ölüyorsun okuyucu. Bu akşam ölmeye başladın bu yazıyla. Sen de benimle birlikte değişiyorsun. Doğduğundan beri ölüyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder