Adi bir oyuncu oldum hep. İçimde, etimle beslenen şeytanın bana öğrettiği en kadim yetenekti gerçekleri saklayabilmek. Çok konuşanın hata yapacağını bildiğim için çok sustum. Kaçanın kovalanacağını bildiğim için olduğum yerde durdum. Ama yine de kovalandım okuyucu. Kimse kötünün varlığını kabullenmek istemedi. Aşık olunanı hep temiz kabul etti. Gördüğü ilk kötülükte de artık değiştiğim söylendi. Ben hep kötüydüm, sen körü oynadın, ben de dilsizi demek istedim onlara. Bak işte, konuşturdun beni.
Dilsiz bir küfürbazın dilinin açılması ne kadar iyidir? Tecavüzcü bir kısırın iyileşmesi? Tohumu sulanmayan bir etcil bitkiyi sulamak sevap mıdır allasen? Şimdiye kadar meleklerin deli olduğunu kimsenin düşünmediğini söyleme bana. Ya tanrı şeytansa? Çift kişilikli şizofren bir tanrının kendiyle savaşının piç kurbanları olduğumuzu öğrendiğinde hala suçlayabilecek misin beni? İyi'nin, kötü'ye aklı ermeyenlerin çıkardığı meyan kökü şerbeti olarak satıldığı bir handa limonlu soda söylemek seni kurtarabilecek mi? Benimle konuş okuyucu. Konuş ki anlatayım. Konuş ki anlat.
vay sende ne hünerler varmış
YanıtlaSilUbermensch.
YanıtlaSil